İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
USD17,93
EURO18,41
GBP21,81
BIST2.864,25
GR. ALTIN1.038,94

ENERJİ ZAMLARINDAN KAÇIŞ MÜMKÜN

featured
service

ESGİAD Başkan Vekili Kerem Toparlar yaptığı açıklamada “Sıcaklık artışı ve kuraklık yüzünden ciddi bir kıtlık tehlikesi ile karşı karşıyayız. Dünya alarm veriyor. Şebekelere elektrik yetiştirmek için katı yakıtlardan elektrik üretiyor, toprağımızı ve insanımızın sağlığını zedeliyoruz. Sularımız kirleniyor. Yaşanan iklim değişikliği incelendiğinde görüyoruz ki bu durumun belli bir noktadan sonra geri dönüşü mümkün değil. Henüz o noktada değiliz ama bir şey yapılmamaya devam ederse o noktaya çok yakınız.

Elektrik kullanımında ihtiyacı karşılamanın en sürdürebilir, en çevreci yolu yerinde üretimdir.

Ev, otel, hastane en önemlisi yüksek tüketimi olan fabrikaların çatılarına kuracağı güneş enerji santrali ile kendi enerjisini üretmesi hayati önem taşıyor.

İçinde bulunduğumuz günlerde enerji tasarrufu daha da önem kazandı. Temiz enerji üretimine gerek küresel ısınma gerek ise yaşadığımız enerji krizi ve olağan dışı enerji maliyetlerinden ötürü daha fazla ihtiyacımız var.

Mevcut elektrik üretim yönetmeliğine göre tüketici çatıda ürettiği elektriği “aktif enerji bedeli” üzerinden şebekeye satabiliyor. Böyle bir üretim kurduğunuzda elektriği hangi tarife üzerinden alıyorsanız o tarifeden satıyorsunuz. Yani gelen zamlarla elektrik maliyetiniz artış yaşarsa sattığınız bedelde zamlanıyor. Bu durum sizin enerji zamlarınızdan en az 10 yıl boyunca etkilenmemenize olanak sağlıyor. Üretici için hem ekonomik hem de çevreci bu fırsatı kaçırmamamız lazım.

Yerinde ve temiz enerji üretimi dışında, enerji verimliliği sağlayan ve diğer projelere de önem vermemiz gerekiyor. Biz ENTON A.Ş. olarak doğalgaz ile çalışan buhar kazanımızın besleme tankını güneş enerjisi ile çalışan endüstriyel ısı kolektörleriyle ısıtıyoruz. Güneşten hem elektrik hem de ısı olarak istifade ediyoruz. Ayrıca kazanımızın atık baca ısısını besleme takına verip o enerjiden de faydalanıyoruz. Sevkiyat tırlarımızda sıkıştırılmış doğalgaz (CNG) kullanıyoruz. CNG karbon emisyonunu 1/3 oranında azaltıyor ancak ülkemizde çok az kullanılıyor. Şayet teşvik edilir Tır, otobüs ve iş makinelerinde CNG kullanılırsa emisyonda ciddi bir azalma sağlanır.

Üretim yapan herkesin birincil önceliği dünyamıza sahip çıkmak ve gittikçe yükselen enerji fiyatlarından etkinlenmemek adına bu adımları atmak olmalı. Doğru yönlendirme için doğru danışmanlık büyük önem arz ediyor. Verimli bir teşvik mekanizması kurulması, kurulum maliyetleri süspanse edilmeli ve cazip finansman destekleri ile bu ihtiyaca cevap verilmesini arzu ediyoruz. 

Enerji arz güvenliği sağlanmalı ! 

Enerjide dışa bağımlı bir ülkeyiz. Ekonomik bağımsızlık için bunu minimize etmemiz gerekiyor. Bugünlerde yaşadığımız gaz ve elektrik kesintilerinde üretimi durdurmanın maliyeti çok yüksek. Peki, Rusya’dan gaz tedariğinde aksama yaşanırsa ne yapacağız? Bu konuda b-c-d planlarımızın olması gerek. Öncelikle enerji verimliğini teşvik eden projeler uygulanmalı. Enerji mümkün olduğu kadar yerinde üretilmeli ve verimli kullanılmalı. Büyük yenilenebilir enerji yatırımları yani rüzgar, güneş ve jeotermal ile çalışan elektrik santralleri ve nükleer enerji santralleri kurulmalı.

Yenilenebilir alanda hem saha kurulumu hem de çatılarda ülkemiz dünyanın epey gerisinde kalıyor. Nükleer güç santralleri temiz enerji için elzem gözüküyor.  Bazı riskler taşıyor olsa da bunların yönetilebilir riskler olduğunu Fransa gibi örneklerden gözlüyoruz. Türkiye aldığı gazın  %30`unu elektrik üretiminde kullanıyor. Akkuyu bugün çalışıyor olsaydı belki gazimiz yine kesilecekti ama en azından elektrik kesintileri yasamayacaktık. Nükleersiz enerji arz güvenliğinin kesin olarak sağlanması mümkün değil. Bunun Türkiye çapında bir örneği olmadığını belirtiyor ve enerjimizin kesilmediği yarınlara çok çabuk ulaşmayı umut ediyoruz.

 

 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Haberci26 ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

cici bici